Sabah 8 de kalktım, dolanıyorum sabahtan beri. Asabiyim, patlayacak gibiyim ama ne yapacağım bilemiyorum. facebookta dolandım, twitterda dolandım, yok anacım küfredesim var ağız dolusu, olmaz, dost erkan ne der diye düşündüm, daha bi sinir oldum. parasızlık diz boyu, Büroyu taşıdım borca battım, aman o ne der bu ne der, ayıp olur diye idare etmeye çalışmaktan anam ağladı. Erkek olsaydım kel kalmıştım, ancak mide ağrısı cinsiyet dinlemiyor. Ağzına sıçayım, dün sabah uyandım ki memlekette Atatürk heykellerine saldırıyorlarmış, şeriat isteriz diye ayaklanmışlar sokaklarda, psikopat rüyası diye buna derler, gel de normal insan gibi git çalış bu canına tükürdüğümün gününde. ertesi gün oldu, 1 mayıs bugün gideyim orda azıcık bağırıp çağırayım rahatlayayım dedim, walla içimden gelmiyor, param yok demiştim dimi, bu dert bağırınca gitmiyor...Annem sabahtan beri iki baharat şişesine baharat doldurmaya çalışıyor, onu siliyor bunu yerleştiriyor, toplam 6 tane çük kadar şişeyi dolduramadı sabah 8-11.30 arası. gidiyorum geliyorum mutfağa, elinde bir cam kavanoz, "bana bak kadın, başlatma şişelerine" diyesim var "onca derdimin arasında bokumdan şeylerle uğraşıyorsun" diyemiyorum. bazen anlıyorum ev hanımlarının asabi kocalarını, zaman zaman oldukça çalışkan karılarını ( ima yok, at gibim koşturuyorlar çoğunlukla) saçma sapan ıvır zıvırlar yüzünden dırdırlanırken gördüklerinde,mına koyiim diyip uçmak istemeleriyle empati kuruyorum şu an. Harbi bi öküz yatıyormuş bu venüs kadınının içinde. ama anlıyorum yani öküz deyip geçme dert binince eşek de olunur öküz de.
Bu kısımdan sonrasını kalbi darlanmak istemeyen ve sağlam küfür görmek istemeyenler okumasın.
Hay mına koyduğumun adaletsiz dünyası, avukat avukat çıktığım ofisin duvarlarına derz karıp çatlak dolduran, tuvalet temizleyip, kıç kadar odada elinde vida tornavida klozet tamir eden, elbise ve topuklu ayakkabısıyla pencere kenarına tüneyemeyeceğinden perdeleri takamayan ve tüm gün karşıdaki inşaat işçilerinin gözü önünde bacak şov yapmamak için usturuplu diken üzerinde çalışmak zorunda kalan, kira, depozito, tamirci, usta parasının ödemesi aynı güne denk gelen ve cebindeki son kuruşu musluk hortumu almak için harcadığından bugün ofise gidemeyecek olan, tam 6 aydır kıçı kırık cmk nın tam bir yıl önce tuttuğu nöbetlerin parasını ödemesini beklediğinden baro aidatını ödeyeyemeyen, ofisine levhadan silinme ihtar çağrısı gelen, kredi kartı borcu ihtarı yiyen ve aynı gün avukat olduğu için kendisinden tatil paralarının hepsini ödemesi beklendiğinden tatil diye tutturan kuzenlerle uğraşan, gerizekalı ev sahibi bürodaki piknik tüp, çelikle değiştirilen eski kapı ve bir kaç su bidonunu atmayın dedi diye on gündür bidonu neresine koyacağını şaşıran ve en son evsahibine telefon edip "gelin alın kapıya koydum,çalınır" demesinin ardından yarım saat içinde piknik tüplerini çaldıran ve muhtemelen bugun gelecek "siz mi aldınız benim tüpleri" aramasını bekleyen, gavat adam bir mal sahibi olduğundan ve kendisi de evinde oturduğundan bu gavatın ne diyeceğiyle ilgilenmek zorunda kalan 7 yıllık avukatım.annem hala baharat şişesiyle uğraşıyor...