30 Ocak 2011 Pazar

ELANTRİS & BRANDON SANDERSON




Arkadaş yayınlarından çıkan ve çıktığında hemen alıp bir çırpıda okuduğum kitap Elantris'e değineceğim. Ama önce Zaman Çarkı Serisi okuyucuların bire bir ilgilendiği Brandon Sanderson'dan bahsetmeden geçemeyeceğim. Zaman çarkını anlatırken,  yazarı Robert JORDAN'ın üzücü ölümü sonrasında seriyi bitirmek ve son cildini yazmak için seçilen ismin Brandon Sanderson olduğundan bahsetmiştik. Yazın dili sade, tabirleri yerinde ve ne istediğini bilen bir yazar oarak tanıdık kendisini. Ancak " serinin son cildinin ilk kitabı olan Fırtına Toplanıyor " kitabının yazarı olarak B.Sanderson kendini hala kanıtlamak zorundaydı. Bir mirası, bir dili ve bir kurguyu miras almıştı. Hem de çok büyük bir ustadan. Bu yüzden türkçeye çevrilmiş ilk kitabı olan Elantris'i aç gözlü bir fantazi okuru olarak değil de tok gözlü bir Robert Jordan okuyucusu olarak okudum. Daha önce de bahsettiğim gibi fantastik edebiyatta benim için en önemli unsur kitabın konusu. Konusunu elflerden, cücelerden arındırabilmiş özgün hikayeleri ve karakterleri olan bir yazar önceliğimdir. Sonra da kitabın anlatım diline bakarım. Sade ve anlaşılır mı ? Kurgusuna bakarım, iyi planlanmış mı, akılda bıraktığı soruları bir bütün olarak yanıtlayabiliyor mu ? 

Elantris bambaşka bir dünyayı anlatıyor. Bu yüzden roman ve yazarı, Tolkienın mirasyedi takımından bin fersah ileride benim için. Büyüye odaklanmış bir hikaye, büyünün terk ettiği bir şehri, Elantris’i anlatıyor kitap. Elantrisin çöküşünden sonra sakinlerinin hayatlarını, büyü varken şehri aç gözlü bir iştahla tüketen sıradan insanların, büyünün gidişiyle dönüştükleri şeyi anlatıyor. Din savaşları üzerine kurgulanmış ana hikaye. Bu noktada hikaye gerçek hayata göndermeler yapıyor. Konu itibariyle testi geçti ...

Dil olarak oldukça akıcı bir kitap Elantris. Tek bir kusuru var, benim gibi inatçı okurları bezdirmeyecek bir kusur olsa da kusur neticede . Kitabın ilk sayfasından itibaren ne demek olduğunu çözmek için bir kaç sayfa ilerlememizi gerektiren yabancı betimlemeler var. Mesela, ilk sayfada seonundan bahsediyor karakterimiz. "seon" ne olaki diyoruz, karıştırıyoruz kitabı, arkasında bir sözlük olmasını diliyoruz. Okurken bazen o kadar yabancılaşıyorsunuz ki kavramları ezberleyeyim derken karakterlerin isimlerini unutuyoruz. Marquez in "Yüzyıllık Yalnızlık" kitabını okuyanlar kitaba eklenen soy ağacı için müteşekkirlerdir eminim ve ne demek istediğimi anlarlar. Bu kusurunu inatla görmezden gelirseniz- ki ben öyle yaptım-  kitabın ortalarına doğru pek çok kavrama alışmış oluyorsunuz. Kitap bittiğinde ise bambaşka bir dünyayla tanış olma ayrıcalığına erişmiş birinin huşu duygusuna erişiyorsunuz. Değer mi değer. :)
Gelelim ikinci kusuru ki,  bu kurguyla ilgili. Mükemmel kurguda şunu farkedersiniz. Yazar sizi kitabın başında alır, kendi kurduğu tuzaklarda kaybeder, yolu yine kendi gösterir ve sizi düze çıkarır, siz yazarın yönlendirmelerine kapılmış yolu bulmakla o kadar meşgulsünüzdür ki yazarın asıl hazırlık yaptığı hikayeyi farkedemezsiniz ve asıl hikaye artık sizin görmenize izin verildiği öçüde şekillenirken aptallaşır, heyecanlanır, şaşkınlığa uğrarsınız. Hikaye bittiğinde ise "mükemmeldi" diyebilirsiniz sadece. Bu duygu mükemmeldi, hadi bir daha yapsana! Elantriste ana hikaye kurgusal olarak o kadar da mükemmel değildi :) Ancak yazarın iyi bir yazar olduğunu ve olayları birbirine bağlama konusunda oldukça yetenekli olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Sizi sürükleyen bir hikaye örgüsü ve bolca iç geçireceğiniz sürpriz var. Hikaye bittiğinde tatmin oluyorsunuz. Çünkü sürükleniyor ve talepkar oluyorsunuz. Bunu yapabilen çok az yazar var. Ancak Elantriste bu duygu geçtiğinde ve geri dönüp hikayeyi kafanızdan kurguladığınızda, bazı bağlantı noktalarının zorlama olduğunu görüyorsunuz. Sanki yazar bağlantı kurmakta zorlanmış ve uyduruvermiş. Mantıken sizi tatmin eden zekice kurgular değil. Bunu Elantris’in yazarın ilk kitabı olmasına bağlıyorum. Henüz pişmemiş bir kurgucuyken yazdığı bir hikaye. Eminim özellikle Robert Jordanın izinden çalışması ona kurgulama konusunda pek çok şey öğretmiştir. Sonuç olarak Brandon Sanderson yazar olarak oldukça iyi, üslübu akıcı ve tatmin edici. Kurgucu olarak biraz daha çabalaması lazım ki aceleye getirilmiş bir hikaye tadı bırakmasın damaklarda. Ancak yineliyorum, değerlendirmelerim Robert Jordan ın mirasına konan B. Sanderson için tok gözle yapılan değerlendirmeler. Bu yüzden biraz acımasız davranıyor olabilirim. 
Elantris son zamanlarda okuduğum en iyi fantastik romanlardan. Eğer bu türün okuyucusuysanız kesinlikle ve şiddetle tavsiye edeceğim bir kitap. Umarım kısa sürede yazarın diğer kitapları da türkçeye çevrilir ve bize yeni kazandırılan bu fantazi yazarından fazlasıyla yararlanırız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder