Kendini kanıtlamış sürrealist yazar, epik fantezinin kralı, pc oyun yazarı, senarist, yönetmen, yapımcı ve ressam. Bu üretken adam hepinizle tanışması için can attığım Clive Barker. Resimlerini merak edenler http://www.clivebarker.com/html/visions/gallery/index.htm sitesini inceleyebilir. Pc oyunu da yazmıştır kendisi. En ünlüsü Undying dir. Oynayanlar bilir, acaip korkutucu bir oyundur. Hatta bir söylentiye göre Clive Barker ın kendisi bile oyunun ilk denemelerinde tırsmıştır. 2007 yılında piyasaya sürülen Jericho oyunu vardır. Henüz denemedim, ama ilk fırsatta. : ) Stephen King in deyişine göre korku edebiyatının geleceği Clive Barkerdır. Ancak ikisinin tarzı arasında oldukça fark vardır. Stephen King, duygularımızla ustaca oynayabilen, korkuyu kapı aralıklarında, yatak altlarında, çatı katlarında veya karanlık sokaklarda bırakmayıp, saklanması imkansız olana, bilinçaltımıza taşıyabilen harika bir yazardır. Clive Barker ise rahatsız edicidir. Cinselliği kullanış biçimi, okurken bile tiksindiğimiz yaratıkları tasvir edişi gerçekten rahatsız edicidir. Dışladığımız, görmezden geldiğimiz tüm sürreal ve gerçek kötü karakterlerin gözünden, dünyaya bakmamızı sağladığı için de eserleri diğerlerinden farklıdır. Ancak işlediği konular o kadar özgündür ki, korku edebiyatı sevenler için dipsiz bir derya gibidir. Edgar Allan Poe nun muhteşem hikayesi olan Morgue sokağı cinayetlerini bile sıkılmadan okunacak bir güncellemeyle yeniden yazmıştır ki hikayesinin dili, Clive Barker dan ziyade Poe ya gönderme yapar. “Kötüyü yazarken iyiyle kötü arasındaki uçurumu yıkmaya çalışıyorum, insanlar iyi olmanın o kadar da kötü olmadığını anlasınlar istiyorum” demiştir. Ancak ben okuyucusu olarak tam tersini hissettim açıkçası, kötülüğün ahmak ıslatan yağmurlarına benzediğini, sen farketmeden seni ele geçirivereceğini ve olanı farkettiğinde ise ruhunun çoktan kötülükle sırılsıklam olduğunu... Kan kitapları serisiyle başlangıç yaptığım Clive Barker ın bu üçlemesi, kısa hikayelerdir. Ancak bu kısa hikayeleri okuyup bitirdiğinizde bir süre sonra içinizde soluk alıp verdiklerini hissedersiniz. Koltuğunuzda televizyonda gezinirken, yatakta günün muhasebesini yaparken, mutfakta bulaşık yıkarken işitirsiniz soluk alıp verişlerini. Okunduktan sonra içinize taşınır, orada yaşar ve büyürler, hayal gücünüzü tetiklerler. Güzel bir histir : ) Kan titapları üçlemesine devam olarak “The Inhuman Condition”, “In The Flesh” ve Cabal kitapları yayımlanmıştır. “The Hell Bound Heart” adlı kısa romanının uyarlaması olan Hellraiser filmi, aslında Clive barker ile ilk tanışmam olsa da kişileri bağdaştırmam çok sonraları olmuştur. Küçüktüm ki o zamanlar ben.. Pinhead adlı ceset renginde ve yüzünden iğneler çıkan doğaüstü yaratık ve cemaati yardakçılarının anlatıldığı bu filmde, insanların kötülük tarafından cezbedilişi anlatılır. Filmi izlediğinizde alışılagelmiş korku filmlerinden olmadığını anlarsınız. İmgeler ve filmin atmosferi çok rahatsız edici bir gerçeküstülüğe sahiptir. Kapı arkasından çıkıp sizi yerinizden zıplatan karakterler yoktur, bunun yerine kötülüğün ( şeytanın) kendisiyle yüzyüze gelirsiniz ve savunmasızlık hissi sizi iliklerinize kadar rahatsız eder. Eğer korku edebiyatına yeni yeni ısınmaya başladıysanız filmlerinden şimdilik uzak durun derim, çünkü bodoslama dalınacak bir tarzı yoktur, ilk etapta itici gelebilir ki yazık olur yazara da size de.. Ama müdavimseniz ve deneysel bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız kendinizi Clive Barker ustanın ellerine bırakın derim, çok uçuk bir yolculuğa çıkacaksınız emin olun.

Bir Clive Barker hayranı daha görmek güzel oldu. Maalesef çok az bilinen biri. Aslında bunu seviyorum, onu herkes okuyamıyor ve anlayamıyor diye düşünüyorum. Bu da Barker seven azınlığın birbirini daha iyi anlamasını sağlıyor ve özelleştiriyor gibi :) Biraz bencilce gelebilir ama çok bilinip yanlış anlaşılmasındansa az bilinip anlaşılır olması bana daha doğru geliyor. Onun yeteneği,haya gücü ve zekası bence inanılmaz bir boyutta ve bunu hangi alanda olursa olsun yaptığı tüm çalışmalarda görmek mümkün diye düşünüyorum. Undying'i oynarken yaşattığı paranoya ve gerilim asla unutamayacağım bir deneyim olmuştu...Bende sayfam için bir yorum yazdım ama daha paylaşmadım. www.uykusuzokumalar.com'da bende Barker'ın işlerini takip etmeyi ve anlatmayı sürdüreceğim :) Keyifli okumalar,sevgiler :)
YanıtlaSil