11 Eylül 2010 Cumartesi

Yeni bir bölüm: Kitaplık



Kış geldi gelecek. Yaz her zaman kelebek mevsimidir benim için. Kış ise miskine şahane düş vahaları sunar. Kitap okuma isteğinin dayanılmaz olduğu bir mevsimdir kış. Elde olan, olmayan tüm para, kitapevlerinin güleryüzlü satıcılarının eline sayılır ve yeni alışveriş poşetinde eve taşınır canım kitaplar. Param olduğu dönemlerde haftada iki kitabı rahatlıkla okuyabilirim. Asosyelliğin tavan yaptığı, ama düşler ülkesinin kapılarının ardına kadar açıldığı bu dönemlerde, miskin tüm sosyal davetlerden korur kelebeği. Arada arkadaşlarla birkaç kaheh içilmesine müsaade eder, zira böyle sohbetlerde miskinin yaratıcılığını ateşleyen, yeni karakterler analiz etmesini sağlayan davetkar bir yan da vardır. Beslenir miskin, doyduktan sonra kapanır evine, şiirler yazar,hikayeler kurgular, yıllardır bitiremediği( 100. Sayfaya dahi ulaşamadığı) romanına yeni karakterler ekler. Romanda bu kadar karakteri ne yapacağını bilemeden dolanır durur sayfalarında, o sırada aklına yeni bir karakter gelir, başlar onun hikayesini de yazmaya. Kendince cenettedir miskin, kelebeği gömer şarabın puslu dehlizlerine.
               Malum kış geliyor. Miskine yazması için yeni alanlar bulmak lazım. Dilerseniz okuduklarını paylaşsın sizlerle. Yeni bir köşe açıyorum( hala nasıl yapacağımı öğrenemedim gerçi ).Her hafta yeni bir kitabın tanıtıldığı bir köşe olsun istiyorum. İşi miskinin hünerli ellerine bırakıyorum. Fakat uyarmalıyım, belli bir tarza tutunmaz miskin, her şeyi okur, ama saplantılı olduğu tek bir şey vardır, korku romanları. Bu yüzden eğer korku edebiyatı severseniz inanılmaz keyifli zaman geçirebilirsiniz, takipte kalın..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder